Diyet Yerine Hipnoz
18/11/2009Kendimize sadece fizyolojik bir varlık olarak bakamayız ve bakmamalıyız. Zaten bunun böyle olmadığını da bilim dünyası kabul etmiş durumda. Sosyal bir varlık olan insanın sağlıklı olabilmesi için, fiziksel, zihinsel ve ruhsal bütünlüğünü sağlaması gerekmektedir. Ancak bu noktalar dengede olduğu zaman sağlıklı olduğumuzu söyleyebiliriz. Ruhsal hastalıkların dışında fiziksel hastalıkların %95lik bir kısmının bile ruhsal sağlılığımızla ilişkili olduğunu biliyor musunuz? Buna en güzel örneği aslında duyguların bir çatışması olarak karşımıza çıkan migren” ya da mide de genelde stresle baş gösteren gastrit” i örnek olarak gösterebiliriz. Bu gibi örnekler çoğalabilir…
Peki bu dengeyi nasıl koruyacağız.
Bu dengeyi sağlayacak 3 önemli şey vardır ki bunlar insan hayatında düzgün ise sağlıklı bir insanızdır.
1. Birey Olabilmek,
2. Süreç Odaklı Olmak,
3. İç odaklı Olmak,
Bu noktalarda eksiklikleriniz varsa, emin olun sorunlar kapınızdadır. Ya da kapınızı çalmış ve içeri girmiştir. Yaptığım çalışmalarda bu üç noktayı temel alıyorum bunlar üzerinde eksikleri tamamlamak kişide gereken gelişmeleri sağlayabilirsem düzelmeyi de sağlamış oluyorum. Bunları biraz açmak gerekirse,
1. Birey Olabilmek;
Burada sorduğum en önemli soru Kişi kendi kararlarını verebiliyor mu?” başkalarından alacağınız fikirlerden öte karar verirken hür iradenizle verebiliyor musunuz? Yoksa etraf neder diye düşünürken veya siz öyle istemeseniz de bir büyüğünüz istedi diye sürekli onların kararlarını uyguluyorsanız sorun var demektir. İşte bunların farkına vardığınızda sorunlarınız daha da çabuk büyüyebiliyor. Farkına varmayan bir sürü insan da var ve onlarda kendilerini farklı yönlerden etkiliyorlar. Özellikle bizim toplumumuzda büyüklerden ayrılmak ve onların sözünden çıkmak pek mümkün değildir. Onlar bizim için hep en iyisini bilirler!
2. Süreç Odaklı Olabilmek;
Yaptığınız işten o anda, süreç devam ederken zevk alabilmek çok önemlidir. İşin sonucunda değil, iş bittikten sonra duyulan haz sorun yaratabilir. Ancak bir işi yaparken duyulan haz kişiyi sağlıklı hissetmesini sağlar.
3. İç Odaklı Olmak;
Bir işi yaparken örneğin sosyal bir ortama girerken kendinizi oradaki insanların beğenisini almak zorunda hissediyorsanız” bir süre sonra siz onların onayına muhtaç hale gelirsiniz ki buda narsistik kişilik bozukluğunun bir basmağıdır.
Bu üç noktada denge sağlanamadıysa bilinçaltınızda içerilerde bir yerlerde bilemediğiniz sıkıntılar yaşarsınız bu durumların yarattığı duygusal çatışmalar da sizleri farklı alışkanlıklara yönlendirebilir. Bunların içerisinde durduramadığınız yeme dürtülerinden tutunda sigara bağımlılığı ve daha birçok alışkanlıklara kadar giden bir liste çıkabilir.
Şimdi burada durun ve kendinizi lütfen değerlendirin. Bu sözüne ettiğim konulardan hangileri sizde olmazsa olmaz durumunda,
Hayatınızda çoğu zaman kendinizi hür bir birey gibi hissedebiliyor musunuz?
Listeriosis nedir
18/11/2009
Diyet Günlüğü
16/11/2009
Beslenme uzmanlarının çoğu, kilo vermek ve uzun süreli bir kilo kontrolü sağlamak açısından, diyet günlüğü tutmanın kritik olduğunu düşünüyor. 1 ay önce bugün ne yediğinizi hatırlamanız imkansız, değil mi? Diyet günlüğü sayesinde, gün içerisinde neyi ne zaman yediğinizi, günlük aktivitenizi ve ruh durumunuzu takip etmeniz mümkün.
9592
Ay sonunda kilonuzda bir değişiklik olmadığını gördüğünüzde baktığınız ilk yer diyet günlüğünüz olmalı. Genelde çoğu insan, kendilerine izin verdiği ve “haftada bir yiyorum, ne olacak bundan” diye düşündüğü o tatlıların, aslında düşündükleri kadar seyrek aralıkla olmadığını görüyor…
Genelde aşırı yemek yemenin nedeni duygusal açlıktır. Diyet günlüğü tutarken sadece ne yediğinizi değil, hangi ruh halinde olduğunuzu da yazmalısınız. Böylece hangi yiyecek gruplarını hangi ruh hallerinde yediğinizi de bulabilir ve önleminizi ona göre alabilirsiniz. Örneğin regl dönemlerinizde mi canınız daha çok çikolata çekiyor yoksa bir şeye sıkıldığınızda mı; bunu biliyor musunuz? Eğer yediklerinizin bilincinde olursanız, tekrar o ruh haline girdiğinizde, daha akıllıca tercihler yapabilirsiniz.
Bunu bir terapi olarak düşünün. Aslında herkes kendi doktorudur. Kimse sizi sizden daha iyi anlayamaz ve sorunlarınıza sizden daha iyi bir çözüm bulamaz. Kendi kendinize uygulayacağınız bu yazılı terapi ile hem kendi iç sesinizi dinleyecek, hem de yedikleriniz ve yaşadıklarınızın ne kadar bağlantılı olduğunu göreceksiniz.
“Ben diyetimi bozmuyorum, harfi harfine uyguluyorum, diyet günlüğüne ihtiyacım yok” diyorsanız, hepimiz o yollardan geçtik deriz. Bir diyete başlarkenki heyecan ve motivasyon, birkaç ayın sonunda yok olmasa da oldukça azalır, çünkü doğal olarak kilo verme süreci yavaşlar ve bunu niye yaptığınızı sık sık kendinize sorar olursunuz. İşte tam da bu durumda diyet günlüğü devreye girer.
Motivasyonunuzu kaybettiğiniz anda diyet günlüğünüzün ilk sayfalarına göz atarsanız, hem o günlerdeki kilonuzu görerek mutlu olacak, hem de neden kilo vermek istediğinizi yazdığınız satırları okuyarak, bunu kendinize hatırlatmış olacaksınız.
Akdeniz Diyeti Ömrü Uzatır
15/11/2009
Harvard Üniversitesinden Prof. Dr. Dimitrous Trichopoulos uzun soluklu araştırmasından sonra Akdeniz diyetinin kanser riskini azalttığını açıkladı. Akdeniz diyeti hayat kurtarıyor Harvard Üniversitesinden Prof. Dr. Dimitrous Trichopoulos uzun soluklu araştırmasından sonra Akdeniz diyetinin kanser riskini azalttığını açıkladı. Daha az hayvansal gıda daha çok sebze ve meyve içeren bu beslenme stilinin ömrü uzatıp, yaşam kalitesini arttırdığının altnın çiziyor.
Dünyanın en saygın üniversitelerinden Harvard Üniversitesi, geçtiğimiz hafta bir rapor yayımlamıştı. 26 bin Yunanlı üzerine 8 yıl boyunca devam eden araştırma sonuçları Akdeniz Diyetinin kanser riskini yüzde 22 azalttığı gösteriyordu. Araştırmaya göre, mandıra ve kırmızı et ürünlerini daha az, sebze ve meyveyi çok tüketen kişiler kanser riskinden uzaklaşıyor.
Tereyağı gibi hayvansal yağlar yerine halis zeytinyağı, kırmızı et yerine baklagiller yemek bile kanser riskini yüzde 12 aşağı çekiyordu. Araştırmayı Yunanistanda gerçekleştiren Profesör Dimitrous Trichopoulosu bulduk ve onunla Akdeniz Diyetini konuştuk. Eşi Antonia ile 30 yıla yakın süredir bu çalışmaya devam eden Trichopulous, Akdeniz Diyetinin iyi uygulandığı durumlarda kalp hastalığı riskini azalttığı, ömrü uzattığı ve kanser riskini düşürdüğünü söylüyor.